Tavla iki kişi ile oynanan en eski masa oyunlarından bir tanesidir: Tavlanın tarihçesi bundan 5000 yıl öncesini işaret eder. Satrança karşılık olarak icat edildiği iddia edilir. Tavla, özel bir platform üzerinde 15 siyah, 15 beyaz taşla oynanır bu oyunu kimin icat ettiğine dair çeşitli kaynaklar farklı şeyler anlatır.
Osmanlı devleti’nde 1400’lü yıllarda tavla oyunu yaygınlaşmıştır. Osmanlının yükseliş döneminde tavla çok büyük bir önem taşımaya başlamıştı günümüzde tavla geleneği Türklerde devam etmektedir
Türkiye’de çok yaygın bir oyun olan tavlada usta oyuncular bir gelenek biçiminde zar kombinasyonlarının farsçadan türkçeye geçen isimlerini kullanırlar.
Pers İmparatorluğuna ait Shahr-e Sokhteh (yanmış Şehir ) adlı yerde yapılan kazılarda M.Ö. 3000 yıllarına ait tavlaya benzer, 2 zar ve 60 taş ile oynanan bir oyun bulunmuştur Ur’da yapılan kazılarda ise üzerinde yılan resmedilmiş ve bu oyuna ait tahta bulunmuştur. Bu bulgu, ilk buluntulardan 200 yıl daha eskidir
M.Ö. 7. ve 8. yüzyıla ait Hintlilere ait kalıntılarda zar ve taşlarla kumar oynamak için oynanan benzer bir oyuna rastlanmıştır
Mısır’da da tavlaya benzer bazı oyunların oynandığına dair tabletler üzerine resmedilmiş kalıntılar bulunmaktadır.
Bilindiği kadarı ile, 1400 yıl önce İran Şahı (Pers İmparatoru) Nevşiyan’ın baş veziri Büzur Mehir tarafından geliştirilmiştir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun tüm zamanların en çok oynanan oyunları arasında olması son derece etkileyicidir.
tavlada esinlenen zaman kavramı şu şekilde açıklanmaktadır. Senenin birliği olarak tavla bir tanedir 4 köşesi 4 mevsimi tavlanın içindeki 6 ‘şar hane 12 ayı pulların toplamı ayın 30 gününü, siyah taşlar geceyi beyaz taşlar gündüzü karşılıklı 12 ‘şer hane günün 24 saatini simgeler.
Günümüzde tavla dünyada yaygın bir şekilde oynanmaktadır. Modern Tavla kuralları ile dünyada bir çok kulüp kurularak büyük organizasyonlar düzenlenmektedir. Analiz programlan ve çeşitli dijital ekipmanlar ile teknoloji desteği alarak da oyuncular daha bilimsel ve analitik şekilde bu oyunu oynamaya başlamışlardır.
Rivayete göre . eski zamanlarda Hint İmparatoru, satranç oyununu Pers Imparatoruna, yanında bir mektup ile hediye olarak göndermiştir. Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır. Pers imparatoruna: Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte hayat budur … Pers İmparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, mdan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint Imparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icad eder ve imparatora sunar. Hint İmparatoruna tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır Hint imparatoruna.
Evet, kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
Ama biraz da şanstır.
İşte hayat budur…